top of page


İLAHİ PROTOKOL
İLAHİ PROTOKOLKalu Bela’da Verilen Söz Müellifi : Erdal Balcı ( Lebid-i Halet ) Nisan 2026 ÖNSÖZ Unutulmuş Bir İmzanın İzinde Bismillah...Elinizde tuttuğunuz bu metin, sadece bir kelam tartışması değil; bir "hatırlama" çabasıdır. Hepimizin bir zamanlar, zamanın ve mekânın henüz halk edilmediği o mutlak "an"da altına imza attığımız o büyük sözleşmenin, yani İlahi Protokol’ün yankısıdır.İnsan, bu dünya gürültüsüne düştüğünde en çok kendi sesine yabancılaşır. Oysa bizler, bu dün

Erdal Balcı
1 May


KARA ÖFKE
KARA ÖFKE Kategori: Edebiyat Eleştirisi, Toplumcu Şiir, Sosyopolitik Analiz,Kara Öfke, Apokaliptik Anlatı, Tarihsel Diyalektik, Sembolizm, Modern Türk Şiiri,Sistemik Şiddet,Zaman Sarmalı. Tarih: Ocak 2018 Yazar: Lebid-i Halet TARİHSEL SÜREKLİLİK VE KOLEKTİF BİLİNÇ BAčLAMINDA KARA ÖFKE : KÖLELİKTEN GLOBAL İSYANIN ESTETİčİNE ÖNSÖZ Bu çalışma, "Kara Öfke" adlı şiiri, Afro-Amerikan halkının tarihsel mağduriyetinden yola çıkarak günümüzün sistemik ırkçılığına uzanan bir köprü olar

Erdal Balcı
1 May


KELİMELERİN HAKİKATİ
KELİMELERİN HAKİKATI Pastoral Şiirler Satirik Şiirler Minimal Şiirler Akrostiş Şiirler Nisan-2026 DOĞANIN VE SADELİĞİN DİLİ: PASTORAL ŞİİR İnsanoğlunun şehirlerin gürültüsünden, yapay ilişkilerden ve betonun soğukluğundan kaçıp sığındığı en eski limanlardan biri pastoral şiirdir. Kökeni Latince "çoban" anlamına gelen pastor kelimesine dayanan bu tür, kır hayatını, doğanın el değmemiş güzelliğini, çobanların masum aşklarını ve doğa ile insan arasındaki o sarsılmaz bağı konu ed

Erdal Balcı
20 Nis


LİBAS-I BEŞERDE SONSUZ NUR
ÖNSÖZ BEŞERİYETİN UFUK ÇİZGİSİNDE BİR MUCİZE Bu eser, alelade bir medhiye yahut kelime kalabalığından ibaret bir manzume değildir. Bu; toprağa ait olanın, göğe ait olanla buluştuğu o muazzam "Berzah"ın hikâyesidir. İnsanlık tarihi boyunca O’nu (s.a.v.) anlatmaya çalışan her lisan, iki uçlu bir uçurumun kenarında yürümüştür: Ya O’nu sadece "bizim gibi bir insan" görerek sıradanlaştıran bir gaflet, ya da (Hristiyanlıkta olduğu gibi) beşeriyetinden koparıp ilahlaştıran bir delal

Erdal Balcı
15 Nis


GÖNÜL TUTULMASI
ÖNSÖZ Soruların Eşiğinde Bir Gönül Yolculuğu Elinizde tuttuğunuz bu eser, alışılagelmiş bir şiir kitabı olmanın ötesinde, ruhun en mahrem ve "faili meçhul" sızılarına tutulmuş bir aynadır. Şairimiz Erdal Balcı (Lebîd-i Halet), modern dünyanın rasyonel sorgulama kalıbı olan 5N1K metodunu alıp, onu kalbin kadim labirentlerinde yol gösteren bir fener haline getiriyor. Bu kitapta aşk; kapı eşiklerinden sızan bir sızı, zaman; parmaklarımızın arasından kayıp giden dilsiz bir nehi

Erdal Balcı
12 Nis


AÇILMAYAN 5 KAPI & 1 ANAHTAR
AÇILMAYAN BEŞ KAPI BİR ANAHTAR Müellif: Lebid-i Halet Tür: Divan-ı Hikmet / Şiir ve Şerh Tema: Kesret’ten (Çokluk) Vahdet’e (Teklik) Yolculuk Ocak 2026 MUKADDİME (Önsöz) “Bismillah... ”Bu eser, kelimelerin sözlük anlamlarından değil, ruhun mahrem duraklarından süzülmüştür. İnsan, bu gurbet hanesinde kendini arayan bir yolcudur. Yazmak ve okumak, her biri farklı bir hakikate açılan o kırk kapıdan geçme sanatıdır. Bu sayfalar boyunca gözle görmekten (Ru’yet) vazgeçip kalple gör

Erdal Balcı
31 Mar


ZAMANA ATILAN İMZA
ZAMANA ATILAN İMZA MODERN BİR APOKALİPTİK ANLATIDA SEMBOLİZM,KİBİR VE YENİDEN DOčUŞ ANALİZİ Kategori: Edebiyat Eleştirisi, Teolojik Sembolizm, Modern Türk Şiiri ▯ ÖZET (ABSTRACT) Bu çalışma, "Zamana Atılan İmza" başlıklı epik şiirin felsefi ve teolojik temellerini analiz etmektedir. Eser, modern insanın kibrini (Ene) ve kaçınılmaz yok oluşunu (Fena) kadim metinlerin ve apokaliptik vizyonların ışığında ele almaktadır. Çalışmada, İbrahimi gelenekten beslenen sembollerin modern

Erdal Balcı
30 Mar


GÖLGE YIRTIĞI & ALTIN IŞIK
Zamanın kör kuyularından birinde ,bir çocuğun kırık ayakkabısının gövdesine yapışan toz parçaları, geçmişin yansımasından başka bir şey değildir. Bu şiirler, ışık ve gölge arasındaki bu çelişkili dansın içinde ortaya çıkar; her biri, yalnızca bir yansıma değil, aynı zamanda sonsuz bir arayışın peşinden sürükler. “Gölge Yırtığı: Altın Işık”ın sayfalarında gezinirken, yalnızca bir çocuğun masum bakışlarına bakmayacaksınız; aynı zamanda evrenin karanlıkta gizlediği, silinmeye yü

Erdal Balcı
30 Mar


UNUTULMUŞ YOLCUNUN DESTANI
Sürrealist bir dokunuşla, hem bireysel hem de toplumsal bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Bu şiirlerdeki figürler, kaybolmuş zamanın çeyrek asırlık yankılarıyla yaşam buluyor; bir taşın, bir gövdenin ya da bir çiçeğin izinde derin anlamlar arayan kelimeler, “unutulmuş” olana dair yeni anlamlar dokuyor. Hem uzak hem de yakın, bir çaresizliğin ortasında var olmaya çalışan bir insanın hikayesi her satırda karşımıza çıkıyor. Her şiir, zamanı bir yönüyle sarmal bir şekilde geriye doğ

Erdal Balcı
30 Mar


MÜRDELER PANAYIRI - I
Bu kitap, bir gece yarısı başladı. Saatin akrebiyle yelkovanının birbirine âşık olup donduğu o anlardan birinde. Ya da belki, bir çocuğun avucundaki bilyeyi yutup saatlere dönüştüğü o masum ve ürkütücü anda. Nerede başladığı pek önemli değil; önemli olan, nereye sürüklediği. İçinizdeki şiir, bu satırlarda karşılık bulacak. Karşılık derken, birebir aynısını değil; belki yıllardır dilinizin ucunda bekleyen ama ifade edemediğiniz o hissi, o kıvılcımı. Betonun çatlağından sızan b

Erdal Balcı
30 Mar


MÜRDELER PANAYIRI - II
Kayıp Yıllar Altı yaşımda, kırık bir aynadan geçerken, Gözlerim, güneşi unuttu; içimde bir yer, boşlukta asılı kaldı. Yavaşça büyüdüm, ama zamanımı yedim, Küçük yürekler, ölü bir dünyanın ekmeğini mi yedi? Oyun diye bildiğim şey, saçları ruhuma batan bir yorgan. Sözlerim var, ama ağırlığı zamanın kuytularında içime gömdüm, Çünkü "bilmedim" derken ben, zamanın dilinden düşüyordum. Bir çocuk değil, dolunayı yüreğinde taşıyan bir gölgeydim. Yatak başımda bir şey dururdu, Bir kor

Erdal Balcı
30 Mar


DİVAN ESİNTİLERİ
Önsöz Kelimelerin, kalbin en kuytu köşelerinden süzülüp kâğıda dökülmesi, insanın kendi hakikatine yaptığı en çileli ama en mukaddes yolculuktur. Elinizde tuttuğunuz bu eser, geleneğin kadim sesiyle modern insanın içsel çığlığının birleştiği bir noktada hayat bulmuştur. Bu sayfalarda, bazen Lebîd-i Hâlet mahlasıyla divan edebiyatının o çok katmanlı, hikmetli dünyasında bir sâki ile söyleşecek; bazen de “Kapına Geldim” diyen bir kulun, perdeleri kendi elleriyle ördüğünü itiraf

Erdal Balcı
29 Mar


YORGUN ŞİİRLER-II
ÖMRÜMÜ BİR KAĞIDA VE BİR KALEME REHİN VERDİM Mürekkep değil akan, damarımın sessiz vaveylası, Bir ömür rehin düştü, beyazın o devasa tenhasına. Ben her gece mısraların eşiğinde diz çöktüm, Ruhumu bir elif gibi bıraktım kalemin fırtınasına. Söz dediler; geçicidir, uçar gider rüzgarla, Bilmediler; her harf bir çiviymiş zamanın bağrına. Ben bin yıllık bir suskunluğu tek bir nokta ile deldim, Gölgeyi yırtan o altın ışığın, o kadim çağrısına... Beş kapı önünde bekledim, anah

Erdal Balcı
29 Mar


YORGUN ŞİİRLER-I
Bu kitap, gecenin yarısında, insanlığın çöküş çizgisinden süzülüp gelen bir hakikat aynasıdır. “Yorgun Şiirler”, sadece kelimelerin bir araya gelmesi değil; haksızlığa, sadasında, insanlığın çöküş çizgisinden süzülüp gelen bir hakikat aynasıdır. “Yorgun Şiirler”, sadece kelimelerin bir araya gelmesi değil; haksızlığa, sadakatsizliğe ve ruhun çürümesine karşı açılmış bir savaş ilanı, bir “Kendime Manifesto”dur. Okuyucu bu sayfalarda ilerlerken belirli bir düzen, tematik bir ay

Erdal Balcı
29 Mar


BEN KUR'ANI GÖRÜYORUM
Elinizde tuttuğunuz bu metin, sadece kadim bir kitabın emirler listesi değildir. Bu, kâinatın her zerresine nakşedilmiş olan Sünnetullah’ın, yani mülkün asıl sahibinin asla değişmeyen ve iltimas geçmeyen “yasalar manzumesinin” bir dökümüdür. Çoğu zaman Kur’an’ı sadece okuduk, ezberledik ve kutsal bir sessizliğe hapssettik. Oysa Kur’an, bir seyir defteri olduğu kadar bir hayat yasasıdır. Ben bu çalışmaya başlarken bir iddia ile değil, bir itirafla yola çıktım: Ben Kur’an’ı gör

Erdal Balcı
27 Mar
bottom of page