top of page


GÖLGE YIRTIĞI & ALTIN IŞIK
Zamanın kör kuyularından birinde ,bir çocuğun kırık ayakkabısının gövdesine yapışan toz parçaları, geçmişin yansımasından başka bir şey değildir. Bu şiirler, ışık ve gölge arasındaki bu çelişkili dansın içinde ortaya çıkar; her biri, yalnızca bir yansıma değil, aynı zamanda sonsuz bir arayışın peşinden sürükler. “Gölge Yırtığı: Altın Işık”ın sayfalarında gezinirken, yalnızca bir çocuğun masum bakışlarına bakmayacaksınız; aynı zamanda evrenin karanlıkta gizlediği, silinmeye yü

Erdal Balcı
30 Mar


UNUTULMUŞ YOLCUNUN DESTANI
Sürrealist bir dokunuşla, hem bireysel hem de toplumsal bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Bu şiirlerdeki figürler, kaybolmuş zamanın çeyrek asırlık yankılarıyla yaşam buluyor; bir taşın, bir gövdenin ya da bir çiçeğin izinde derin anlamlar arayan kelimeler, “unutulmuş” olana dair yeni anlamlar dokuyor. Hem uzak hem de yakın, bir çaresizliğin ortasında var olmaya çalışan bir insanın hikayesi her satırda karşımıza çıkıyor. Her şiir, zamanı bir yönüyle sarmal bir şekilde geriye doğ

Erdal Balcı
30 Mar


MÜRDELER PANAYIRI - I
Bu kitap, bir gece yarısı başladı. Saatin akrebiyle yelkovanının birbirine âşık olup donduğu o anlardan birinde. Ya da belki, bir çocuğun avucundaki bilyeyi yutup saatlere dönüştüğü o masum ve ürkütücü anda. Nerede başladığı pek önemli değil; önemli olan, nereye sürüklediği. İçinizdeki şiir, bu satırlarda karşılık bulacak. Karşılık derken, birebir aynısını değil; belki yıllardır dilinizin ucunda bekleyen ama ifade edemediğiniz o hissi, o kıvılcımı. Betonun çatlağından sızan b

Erdal Balcı
30 Mar


MÜRDELER PANAYIRI - II
Kayıp Yıllar Altı yaşımda, kırık bir aynadan geçerken, Gözlerim, güneşi unuttu; içimde bir yer, boşlukta asılı kaldı. Yavaşça büyüdüm, ama zamanımı yedim, Küçük yürekler, ölü bir dünyanın ekmeğini mi yedi? Oyun diye bildiğim şey, saçları ruhuma batan bir yorgan. Sözlerim var, ama ağırlığı zamanın kuytularında içime gömdüm, Çünkü "bilmedim" derken ben, zamanın dilinden düşüyordum. Bir çocuk değil, dolunayı yüreğinde taşıyan bir gölgeydim. Yatak başımda bir şey dururdu, Bir kor

Erdal Balcı
30 Mar
bottom of page