Lebîd-i Hâlet
ŞAİR - YAZAR
Merhaba
İşte ben kimim ve ne yapıyorum?
Bu sayfa, gecenin yarısında, insanlığın çöküş çizgisinden süzülüp gelen bir hakikat aynasıdır. “Lebîd-i Hâlet ”, sadece kelimelerin bir araya gelmesi değil; haksızlığa, sadakatsizliğe ve ruhun çürümesine karşı açılmış bir savaş ilanı, bir “Kendime Manifesto”dur. Okuyucu bu sayfalarda ilerlerken belirli bir düzen, tematik bir ayrım veya bölümlere ayrılmış bir kurgu bulamayacaktır. Bu bilinçli bir tercihtir. Çünkü bu sayfadaki yazılar ve şiirler, bir masanın başında planlanarak değil, hayatın tam ortasında, çarpışarak yazıldı. Benim hayatım hiçbir zaman bölümlere ayrılacak kadar “steril” veya tek düze olmadı. Ben, en içten gülüşlerimin tam ortasında bir intihar haberiyle sarsılan, çocukluğunu yaşamadan yaşlanan, bir yandan sevdanın en saf melodisini duyarken diğer yandan dünyanın zalim yüzüyle tokatlanan biriyim.Hayatımda iyi ve kötü, güzel ve çirkin, umut ve yıkım hiçbir zaman sırasını beklemedi; hepsi iç içe, aynı anda yaşandı. Annemin dualarıyla arınırken babamın öfkesiyle yaralandım. Bir yanda “Vera’nın Bakışı”ndaki o sonsuz huzuru ararken, diğer yanda “murdar sözlerin” ve “çürümüş ruhların” karanlığıyla boğuştum. İşte bu yüzden ziyaret ettiğiniz bu sayfa - Lebîd-i Hâlet - , hayatın kendisi gibi “bölümsüz” ve dağınıktır. Bir sayfada aşkın sarsılmaz nizamına şahitlik ederken, bir sonraki sayfada yorgun düşmüş bir ruhun sessiz çığlığını duyabilirsiniz. Çünkü insan nefes alırken sadece mutluluğu ya da sadece acıyı solumaz; hepsini aynı ciğerde, aynı anda harmanlar. Bu satırlar, aynaya bakmaya cesareti olanlar ve “Bu çağ mı kötüydü, yoksa biz mi?” sorusunu sormaktan çekinmeyenler içindir. Hoş geldiniz bu yorgun ama mağlup olmamış gönül dünyama.
